Kitap okumayı çok seviyorum. Okulun yoğunluğu nedeniyle bir süre ara vermek zorunda kalmıştım kitaplara. Temmuz ayından beri okuduğum kitapları paylaşmak istedim bu yazımda.
İlk olarak
Murathan Mungan'dan Eldivenler,Hikayeler ile başladım bu yaz mevsimindeki okuma yolculuğuma.
İçinde güzel, insanın içini ısıtan, kimi uzun kimi kısa hikayeler vardı. Yolculuk kitabım oldu biraz benim için.
Bu kitabın ardından, okulun ardından yaz mevsimini ve tatili biraz daha iyi hissedebilmek adına,
Gülse Birsel'in Yazlık isimli kitabını okudum.
Bu da sanıyorum ki Gülse Birsel'in köşe yazılarından oluşmuş bir kitaptı. Bu tarz kitaplardan pek hoşlanmasam da, bu kitabı sevdim. Özellikle yazılarını kendince güzel bir şekilde kategorilere ayırması güzel düşünülmüş bir detaydı benim için.
Yazlık isimli kitabın ardından, Nisan ayında kitap fuarından aldığım bir kitapla devam etmek istedim. Alice Kuipers'ten Yaptığı En Kötü Şey isimli romanı okudum.
Bu kitabı sanırım bu listede okuduklarım içinde en kötüsü olarak belirtebilirim. Konusu beni çok sıktı açıkçası, hatta bir ara yarıda bırakmayı bile düşündüm ama yapmadım.
Dördüncü sırada Brigitte Aubert ve Doktor March'ın Dört Oğlu isimli roman var.

Polisiye tarzda bir romandı ve değişik anlatım tarzıyla bana kendini sevdirdi. Aldığıma pişman olmadım bu kitabı.
Gölge Hırsızı isimli romanı ile bana kendini sevdiren Marc Levy, Neredesin? isimli romanıyla bu yaz okuduğum bir diğer isim oldu.
Başlarda çok fazla beğenmesem de, özellikle ikinci bölümde çok sevdim bu romanı. Gölge Hırsızı kadar vurucu değil ama, Marc Levy farkı hemen hissediliyor zaten. Bu listedeki en iyi romanlardan biri oldu benim için.
Gelelim altıncı sıraya. Aylarca beklediğim Elif Şafak ve İskender bu yaz okuduğum altıncı roman oldu.

Elif Şafak, 4 yıl aradan sonra tam ondan beklediğim bir roman yazmış. Çok kısa sürede okumayı bitirdim ve bu yaz okuduğum en iyi romandı diyebilirim. Elif Şafak romanları listesinde de ilk 3'e girmeyi başardı İskender.
İskender'den sonra bir kaç gün okumaya ara verdim. Okuyacağım hiç bir kitabın onun etkisinden beni kurtarabileceğini düşünmemiştim açıkçası ama, Khaled Hosseini ve Uçurtma Avcısı tam anlamıyla beni kendine bağladı.
Bunu da oldukça kısa bir sürede tamamladım ve çok beğendim. İyi ki okumuşum böylesine güzel bir romanı.
Şimdilerde ise Serdar Özkan'dan Hayatın Işıkları Yanınca isimli kitapla devam ediyorum okuma yolculuğuma. Daha öncesinde Kayıp Gül isimli eserini okumuştum ve pek benim tarzım olmadığı için beğenmemiştim. Sanırım bu romanı da Kayıp Gül tadında ama yine de okuyorum. Çünkü okumak güzeldir. :)
Mert